KÖKLÜ DEĞİŞİMDE BU AY

Türkiye gibi ülkelerde ideolojik faktör iktidarın belirleyicisi hiç olmamıştır. Algı yönetimini en iyi yapanlar yani duyguları en iyi tahrik edenler iktidara gelmiş ve algı yönetimindeki başarısı nispetinde iktidarda kalmıştır. Kuşkusuz iktidara geliş süreci doğal bir süreç değildir. Algı yönetiminin vazgeçilmez araçlarına sahip olmak ya da sahip olanlarla uzlaşmak iktidar yolunun ilk adımıdır. Dolayısıyla idealler ile gerçekler daha yolun başında çatışmaya başlamıştır. AK Parti’nin kuruluş aşamasındaki Erdoğan’ın çeşitli kesimlere yönelik yaptığı ziyaretler iktidar yolundaki uzlaşma ziyaretleridir.

En nihayetinde AK Parti kuruldu ve kimsenin beklemediği bir şekilde iktidara geldi. Özellikle 28 Şubat darbesinde ağır yara almış “muhafazakâr” kesim bu yeni sürece umutla yaklaştı. Yeniden hayaller kurmaya başladı. Muhafazakâr Demokrasi ise bu yeni sürecin yeni kavramı olarak karşımıza çıktı.

Köklü Değişim olarak “Muhafazakâr Demokrasinin 20 Yılı” başlığı altında AK Parti iktidarının yirmi yılını masaya yatırdık. Aslında masaya yatırdığımız sadece AK Parti iktidarı değildi. Müslümanların umutlarını, hayallerini de masaya yatırdık! Muhafazakar Demokrasi kavramından başlayıp yirmi yıllıda dağılan, parçalanan aileleri, “Z kuşağı” diyerek meşrulaştırılan ahlaksız gençliği, adaleti, eğitimi, dış siyaseti, ekonomiyi ele aldık. “Kazanım” olarak gösterilen bir takım şeylerin nasıl korkunç kayıplara yol açtığını gözler önüne serdik.

Serdar Yılmaz, “Muhafazakâr Demokrasi mi Yoksa Demokrasi Muhafızlığı mı?” Başlığı altında Muhafazakar Demokrasi kavramını ve bu kavramın AK Parti seçmeninin inanç dünyasıyla uyumlu olup olmadığını yazdı.

AK Parti kuruluşundan bu güne kadar kendisini ısrarla İslamcı parti olmadığını dile getirmiş olsa da arka planda AK Parti, İslamî kesimler için İslamcı parti olmaya devam ediyor. Niyet okumaya dayalı bu yaklaşımı Mahmut Kar ele aldı. “Vehim ve Gerçeklik Arasında Ak Partinin İslamcılığı” Mahmut Kar’ın kaleminden çıktı.

Özellikle Erdoğan’ın sıkıştıkça dile getirdiği bir “davası” olduğunu biliyoruz. Ancak bu davanın ne davası olduğu yirmi yıldır kapalılığını koruyor. İslam davası desek kendisi İslamcı parti olmadığını ısrarla söyledi ve söylemeye devam ediyor. Öyleyse bu “dava” ne? Konjonktüre göre şekil olan söylemleri Yılmaz Çelik şu soruyu sorarak yorumladı: “Hangi Ak Parti? Hangi Dava?

Ömer bin Hattab, 1400 yıl sonra dahi örnek olarak gösteriliyorsa bu Ömer bin Hattab’ın değil O’nun inandığı İslam’ın gücü ve etkisidir. Çelişki o dur ki Ömer’in dinini hayattan uzaklaştıranlar bugün Ömerler aramakta. Abdullah İmamoğlu “Muhafazakâr Demokratlar Neden 20 yılda Bir Ömer Çıkartamadı?” Sorusunu sizler için cevaplandırdı.

AK Parti, iktidarını koruyabilmek için bir çok kesime kuru vaatler dağıttı. Kürt kardeşlerimiz de bu kesimler arasında yer almaktadır. Yazarımız Mustafa Küçük, AK Parti iktidarının Kürt Meselesine yaklaşımını, gelinen noktayı ve başarı durumunu “AK Parti, Kürt Meselesinin Çözümü Noktasında Gerçekten Başarılı Oldu mu?” başlığı altında inceledi.

Muhammed Hanifi Yağmur’un kaleme aldığı “Kapitalizmle, Kapitalistlerle Birlikte Geçen 20 Yılın Ekonomi Karnesi” başlıklı makale, AK Parti iktidarının yalanlarla, aldatmacalarla, başarısızlıklarla dolu iktisat tarihini gözler önüne serdi.

Takdim bölümüne alamadığımız farklı konular ve farklı yazarlarımız ile bu ay da sizlerle buluşuyoruz. Köklü Değişim, kınayıcının kınamasından, zalimin zulmünden korkamadan suskunluğun kırılma noktası olmaya devam ediyor.

Gayret bizden başarı Allah’tandır. 

BU AYKİ DERGİMİZDEN
MAKALELER

SUSKUNLUĞUN KIRILMA NOKTASI

Serdar Yılmaz MUHAFAZAKÂR DEMOKRASİ Mİ YOKSA DEMOKRASİ MUHAFIZLIĞI MI?

Mahmut Kar VEHİM VE GERÇEKLİK ARASINDA AK PARTİ’NİN İSLÂMCILIĞI

Yılmaz Çelik HANGİ AK PARTİ? HANGİ DAVA?

Abdullah İmamoğlu MUHAFAZAKÂR DEMOKRATLAR 20 YILDA NEDEN BİR ÖMER ÇIKARTAMADI?

Emrah Akay ASIM’IN NESLİNDEN DEİZME EVRİLEN AK PARTİNİN GENÇLİK SİYASET

Musa Bayoğlu AİLE KURUMU SON 20 YILDA NASIL PARÇALANDI, YOZLAŞTI, BAŞKALAŞTI?

M. Hanefi Yağmur KAPİTALİZMLE, KAPİTALİSTLERLE BİRLİKTE GEÇEN 20 YILIN EKONOMİ

İlyas Kösem AK PARTİ İKTİDARIYLA GEÇEN 20 YILDA EĞİTİM SİSTEMİNİN GELDİ

Av. Mustafa Kocamanbaş GÜÇ ODAKLARININ ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞEN YARGININ ADALET DAĞITMA

Mustafa Küçük AK PARTİ KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜNDE BAŞARILI OLDU MU?

Muhammed Emin Yıldırım ÜMMET COĞRAFYASINDA AK PARTİ SİYASETİNİN TEMEL DİNAMİKLERİ VE

Kurtuluş Sevinç AK PARTİ’NİN RÜZGÂRI İLE SAVRULANLAR

Mehmet Göçmen 20 YILDA TOPLUM İSLÂMİLEŞTİ Mİ, SEKÜLERLEŞTİ Mİ?

Kemal Songür MUHAFAZAKÂRLIK VE MÜSLÜMAN KİMLİĞİ

Süleyman Uğurlu AK PARTİ TECRÜBESİ SİSTEM İÇİ MÜCADELE ANLAYIŞINI BİTİRDİ!

TAVSİYE MAKALE

MUHAFAZAKÂR DEMOKRATLAR 20 YILDA NEDEN BİR ÖMER ÇIKARTAMADI?

Abdullah İmamoğlu

Modern Cahiliye ile Arap Cahiliyesi Benzerliği

Allah Azze ve Celle’nin Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i elçi olarak gönderdiği asırda özelde Araplar genelde ise insanlık hayırdan, adaletten uzak karanlığın girdabında cahiliye bir hayat sürüyorlardı. Nam-ı diğer “Arap cahiliyesi”ni yaşıyorlardı. İslâm’ın gelmesiyle birlikte Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Veda Hutbesi’nde de ifade ettiği gibi cahiliye âdetlerinden olan her şey ayaklar altına alınmış ve de fıtrata muvafakat sağlayan yegâne hayat nizamı tesis edilmiştir. İslâm, fıtratı zedeleyen, insanı insan olmaktan çıkartan cahiliyeye ait âdetlerini bir bir kaldırmış, yerine vaz ettiği/koyduğu hükümlerle de cahiliyeden kaynaklı kirli, zulüm atmosferini aydınlığa dönüştürmüştür.