SURİYELİ BİR KIZ ÇOCUĞUNUN ERDOĞAN’A HAYKIRIŞI

Editör

Suriye’de yapılan gösterilerde Suriyeli bir kız çocuğu Başbakan Erdoğan'a:

“Ey Mutasım”, “Ey Mutasım”

“Ey Recep Tayyip Erdoğan” “Ey Recep Tayyip Erdoğan”

“Ey Abdulhamid Hanın torunu! Ey Osmanlının torunu!”

Ne olur bizi yalnız bırakma! Ne olur bizi yalnız bırakma!

Bizi burada öldürüyorlar… Bizi burada kesiyorlar!”

Ne olur, sen aramızdayken bize böyle zulüm yapıldığını tarih yazmasın..!” diyerek haykırıyor.

TimeTürk - 06.05.2011

KD: Zulmü gözleriyle görmüş ve buna karşı feryat eden o küçücük beden nasıl da çırpınıyor. Ama maalesef; O kız çocuğu ve Suriyeli Müslümanlar, Başbakan Erdoğan’ı Osmanlı’nın torunu sanıyor! O kız çocuğu ve Suriyeli Müslümanlar, Başbakan Erdoğan’ı AbdulHamid Han gibi basiretli bir lider zannediyor! Yüreğinde o kız çocuğunun feryadını duyacak ve ona icabet edecek bir nebze de olsa cesaret olduğunu zannediyor. Ancak Onlar bilmiyor ki Başbakan Erdoğan, Esad ile alakalı olarak konuşmaya başladığında halen “Dostum Esad” diyerek söze başlıyor! Adeta, ecdadını inkâr edercesine “ben zalimin karşısında yer alırım” diyemiyor! 

Başbakan Erdoğan’ın üzerinden atamayacağı tek bir husus var ki; O’da Allah Azze ve Celle’nin omuzlarına yüklediği sorumluluk, o kız çocuğunun ve diğer Müslümanların vebalidir. Hiç kuşkusuz ki; Allah ise hesabı çetin sorandır.

* * *

MUSTAZAF-DER: “BİR KARDEŞİMİZ ŞEHİD OLDU” 

Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde olay çıkartan PKK’lı grup, Mustazaf-Der Yüksekova Şubesi’ne saldırdı. Polisin sadece izlediği olaylarda, masum bir cana kıyıldı. Mustazaf-Der Yüksekova Şubesi’ne silahla saldıran PKK yandaşları, Dernek Başkan Yardımcısı Ubeydullah Durna’yı vurdu. Ağır yaralanan Durna, kaldırıldığı Hastane’de ruhunu Rabbine teslim etti.

Her fırsatta ilçedeki Mustazaf-Der Şubesine saldırarak zaman zaman dernek binasını yakma, dernekteki Kur’an’ları yırtıp üzerine bira dökme gibi nefret uyandıran eylemleriyle gündeme gelen PKK/BDP’li eylemciler, bu kez de, dernek başkan yardımcısına ateş açarak hayatını kaybetmesine neden olup olayları farklı bir boyuta taşıdı.

İLKHA Haber - 06.05.2011

KD: Geçtiğimiz hafta içerisinde Mustazaf-Der Yüksekova Şubesi Başkan Yardımcısı Ubeydullah Durna’nın hain eller tarafından katledilmesinin ardından  Mustazaf-Der şubelerine taziye ziyaretleri yapılmaktadır. 

Hatırlanacağı üzere bazı derin güçlerin bölge Müslümanlarını ve özellikle Mustazaf-Der camiasını tahrik eden birçok saldırı girişimi olmuştur. Ancak Adana ve Diyarbakır'da meydana gelen ve yine aynı hainler tarafından yapılan bu saldırılara karşı vakarlı ve basiretli yaklaşan Müslümanlar bu oyuna gelmemişlerdir. 

Biz de KöklüDeğişim Dergisi olarak Merhum Ubeydullah Durna’ya Allah’tan rahmet, bütün Mustazaf-Der camiasına başsağlığı ve kederli ailesine de sabr-ı cemil diliyoruz.

* * *

MUHBİRLİK TEKLİFİNİ KABUL ETMEYİNCE TEHDİT EDİLDİ

Gaziantep'te polisin, uygunsuz görüntülerle şantajda bulunarak İslami STK'lar aleyhine muhbirlik yapmasını istediği kişiyi ölümle tehdit ettiği iddia edildi.

Kendisine polis tarafından muhbirlik teklif edildiğini ancak bunu kabul etmeyince şantaj ve ölümle tehdit edildiğini söyleyen D.A; “Ben, inşaatta kartonpiyer işi ile uğraşıyorum. Geçen Eylül ayında bana iş teklifi için telefon açan şahıslarla görüştüğümde polis olduklarını gördüm. Bana arada bir gittiğim Mustazaf-Der hakkında muhbirlik yapmamı teklif ettiler. Ben de bu tekliflerini orada reddettim ve ayrıldım.” dedi.

Bunun üzerine kendisinin aylarca telefonla rahatsız edildiğini ifade eden D.A yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bana muhbirlik teklifi yapan polislerin ısrarlı telefonlarına cevap vermeyince nisan ayı ortalarında akşam saatlerinde şehir merkezinde bindiğim motorun çalıntı olduğu bahanesi ile bir polis ekibi tarafından durduruldum. O esnada beni Ford Connect marka bir araca bindiren polisler, yanlarında bulundurdukları dizüstü bilgisayarla bana fiili livata görüntülerini göstererek bu görüntülerdekini tanıyıp tanımadığım sordular. Tanımadığımı söyleyince ısrarla ‘Bak bu görüntülerdeki biri sensin. Bize Mustazaf-Der hakkında bilgi toplamazsan bu görüntüleri Facebook-Twitter gibi sitelerde yayınlar seni rezil ederiz’dediler.”

İLKHA Haber - 22.05.2011

KD: Gündemi kasetlerin belirlediği, siyasi partilerin genel başkanlarının kasetlerle değiştirildiği ve istifaya zorladığı bu günlerde, bu olayların arkasındakilerin ne kadar izansız olduklarını görüyoruz. Kasetlerde var olan görüntülerdeki fiilleri tasvip etmediğimizi, ancak bu görüntülerin oluşturulma yöntemlerinin ve kullanılma amaçlarının da, o fiiller kadar iğrenç olduğunu söylüyoruz.    

* * *

USAME BİN LADİN, ABD ASKERLERİ TARAFINDAN ŞEHİT EDİLDİ

02.05.2011 / Haksöz

El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in İslamabad'da bir sığınakta çatışarak şehit düştüğü belirtiliyor. Operasyonda Usame bin Ladin'in yanı sıra bir oğlu ile yanında bulunan biri kadın 3 kişi daha katledildi.

Bin Ladin'in Pakistan'da Amerikan güçlerinin düzenlediği bir operasyonda öldürüldüğünü ve cesedinin Amerikalı yetkililerin elinde olduğunu kaydeden Obama, "Adalet yerini buldu!" dedi. Obama, ele geçirilen bir ipucuyla bir haftadır operasyonun başladığını ve gece biten operasyonun emrini de kendisinin verdiğini söyledi. 

Bu arada haberi duyan Amerikalılar Beyaz Saray'ın önünde sevinç gösterisi yapıyor.

Haksöz - 02.05.2011

KD: Sömürgeci kâfir Amerika’nın yıllardır peşinde düşüp öldürmek için aradığı, başına onlarca milyon dolarlık ödüller koyduğu ve -sözde- tüm dünyadaki terörizmin müsebbibi ilan ettiği Usame Bin Ladin, kâfir Amerikalılar tarafından şehid edilmiştir. (Tabii ki Başkan Obama’nın açıklamalarına binaen verilen bu haber doğruysa)

Dünyanın süper gücü olarak övünen, devasa bir devlet olarak tanınan zelil Amerika, koca bir devlet olarak bir tek Müslümanı kendine hedef edinip katlederek göstermiş olduğu başarıyı halkı ile beraber bayram coşkusunda kutlamaktadır.  Büyük bir devlet olarak tek bir Müslümanı katletmek onların başarısını ve gücünü(!) göstermektedir. 

Amerika Komünist bloğun yıkılmasından sonra kendisine zaten ezeli düşmanı olan İslam’ı tek hedef ve düşman olarak belirledi. Ve -sözde- “radikal unsurlar” sıfatıyla kendisine rakip olan tüm Müslümanları terörist ilan edip hesapsızca saldırmaya yöneldi. El-Kaide ve Usame bin Ladin de onun sembolik olarak kullandığı mazereti oldu. Onları bahane göstererek İslam Beldelerine sömürme amacıyla üsler kurdu. Asıl amacı şüphesiz ki İslam ile mücadeleden başkası değildi.

Sömürgeci kâfir Amerika’nın derdinin ‘radikallerle mücadele’ veya ‘terörizmle mücadele’ olmadığını bilakis doğrudan İslam’la ve Müslümanlarla savaş sürdürdüğünü anlamamız gerekmektedir. O demokrasi veya insan hakları veya özgürlük safsatalarını değil kan, zulüm, işkence ve sömürü pazarlamaktan başka bir şey yapmamaktadır.

* * *

GÜL: “LADİN'İN ÖLÜMÜNDEN MEMNUN OLDUM”

Cumhurbaşkanı Gül, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in öldürülmesini büyük memnuniyetle karşıladığını söyledi. 

Abdullah Gül, şunları söyledi: “Bu şunu gösteriyor; teröristler ve terör örgütlerinin başlarının sonu, eninde sonunda canlı veya cansız ele geçirilmektir. Dünyanın en tehlikeli ve sofistike başının da bu şekilde ele geçirilmiş olması, herkese ibret vesilesi olmalı. Büyük memnuniyetle karşılıyorum.”

TimeTürk - 02.05.2011

KD: Ladin’in, küfrün başı Amerika tarafından şehit edilmesinin hemen ardından, daha olayın netleşmesini dahi beklemeden, adeta Beyaz Saray önünde yapılan sevinç gösterilerine katılırcasına yapılan memnuniyet açıklamaları, safları daha da sıklaştırmıştır. Ağızlarından hayrı duymak mümkün olmayan yöneticilere Rasulullah’ın şu hadisi şerifini hatırlatıyoruz: “Ya hayr konuşun, ya da susun”

* * *

ESAD REJİMİ ÇOCUK KANI İÇİYOR

Suriye'de rejiminin hedefinde bu kez de çocuklar var. Humus'ta 12 yaşında bir çocuk katledilirken, Banyas'taki askeri operasyonların 2. gününde gözaltına alınanlar arasında 10 yaşında bir çocuk da bulunuyor. 

Esad rejiminin kana doymak bilmediği ülkede hükümet karşıtı gösterilerin başladığı Mart ayının ortalarından bu yana yüzlerce kişi yaşamını yitirirken, binlerce kişi de gözaltına alındı ve tutuklandı. 

TimeTürk - 09.05.2011

KD: Suriye de yaşanan katliamlar, İslam ümmeti içerisindeki devlet başkanları, ordu komutanları, cemaat liderleri ve alimler için zor bir imtihan olmaktadır. Ülkemizde, NATO’nun Libya’da katlettiğinden daha çok Müslüman katleden Esad’a yönelik olarak tepki verilmemesi, seçim stratejisi olarak yansıtılmaktadır. Kazanacakları vekil sayısı ile katledilen bebek sayılarını yarıştıranlara yazıklar olsun! Ne kadar da yanlış bir hesap peşindeler…      

* * *

ŞAKA GİBİ: IRAK ABD’YE TAZMİNAT ÖDEYECEK!

ABD işgaliyle paramparça olan ülkenin parlamentosu, "1990-91 yılındaki 1. Körfez Savaşı'ndan zarar gören Amerikalılar için" 400 milyon dolar tazminat ödeme kararı aldı. 

Irak'ta Saddam rejiminin devrilmesinden sonra açılan davalar, ABD ile Irak'ın yeni hükümeti arasında varılan uzlaşmayla sonuçlandı. Irak Parlamentosu, Körfez Savaşı'nda "travma yaşayan, yaralanan, canlı kalkan olarak kullanılan, işkence gören" Amerikalılara 400 milyon dolar tazminat ödemesi hakkındaki kararı onayladı.

Bağdat, tazminat ödemeleri için petrol gelirinin yüzde 5'ini ayırıyor. Bu miktarın büyük bir kısmı Kuveyt'e veriliyor. Şimdiye dek Kuveyt'e ödenen miktarın 880 milyon doları bulduğu belirtiliyor.

Dünya Bülteni - 02.05.2011

KD: Irak Parlamentosu; kendi çocuklarını katleden, camilerini yıkan, kadınlarına ve kızlarına tecavüz eden, erkeklerini çırılçıplak soyarak resimlerini çeken Amerikalı askerlerin bu cürümleri işlerken karşılaştıkları zorluklara binaen de tazminat ödesin. Bu Amerikan kuklası olan Parlamento üyelerine daha çok yakışır!     

* * *

HİZB-UT TAHRİR AVRUPA, SURİYE REJİMİNİ PROTESTO ETTİ

Hizb-ut Tahrir Avrupa Suriye rejimini kınamak ve Müslümanların halk direnişini desteklemek amacıyla Hollanda'nın Amsterdam şehrinin merkezinde protesto düzenledi. 

Konuşmacılar Arapça ve İngilizce olmak üzere mesajlarını basın mensuplarına dağıttılar.

Media sözcüsü Okay Pala, bu yüce direnişte hayatlarını hiçe sayarak orta koyan Müslüman kardeşlerini övgülerle andı ve bu cesur kardeşlerimizin adeta Kur’an-ı Kerim’in şu ayetini vakıaya indirdiğini  söyledi.

“Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” (Al-i İmran 110)

Müslümanların çektiği problemlerin ana kaynağının Batı olduğunu dile getiren sözcü, gerçek çözümün Batıdan değil İslam'dan alınması gerektiğini söyledi. Bunun da ancak Hilafet’le mümkün olacağını vurguladı.

Ayrıca Suriye’deki güç sahiplerine seslenerek bu konudaki sorumluluklarını hatırlattı.

İslamDevleti.Org - 09.05.2011

KD: Dünyanın neresinde olursa olsun, ”Zalimin karşısında, mazlumun ise yanında” olarak yapılan bütün gösterileri destekliyor ve tüm katılımcılardan Allah razı olsun diyoruz. 

* * *

‘EVİNDE KUR’AN VAR; TSK’DAN ATIN'

2011 Ağustos Şurası'nda Hava Kuvvetleri Komutanı olacağı tahmin edilen Org. Bilgin Balanlı'nın, dindar subayların evine sık sık baskın yaptırdığı, evlerde bulunan Kur'an-ı Kerimleri suç delili sayıp sahiplerini TSK'dan attırdığı ortaya çıktı.

Yeni Akit'in ulaştığı belgelere göre, Balanlı, 9. Ana Jet Üs Komutanlığı döneminde düzenlediği “Lahika”larla personeli “irticacı” diye fişleyip ordudan attırmış. Balanlı imzalı “Lahika'larda, personelle ilgili “eşinin fotoğrafının peruklu olduğu”, “evinde yapılan aramada Kur'an-ı Kerim bulunduğu”, “kızının İmam Hatip Lisesi'nde okuduğu”, “telefon rehberinde irticai faaliyetleri gerekçesiyle kontrol altında tutulan diğer bazı personellerin numaralarının bulunduğu” gibi suçlar sıralanıyor. Ardından da “hakkında gerekli işlemin yapılmasına” karar veriliyor.

Yeni Akit - 09.05.2011

KD: Kendi halkını yıllardır Müslüman olduğu için düşman gören ve halkının dini eğilimlerini kontrol altına almaya çalışan, bunu yaparken de legal ve illegal bütün yöntemleri kullanan TSK’nın bu uygulamaları, artık deşifre olmuş konumdadır. Lafa gelince Peygamber Ocağı olarak lanse edilen ama Peygamber sevenleri barındırmayan bu karanlık zümre, halkına düşman olmanın bedelini şuan içerisinde bulunduğu durum ile düşünmelidir. Unutulmamalıdır ki, halkı ile barışık olmayan hiçbir ordu, zafere yakın değildir. 

* * *

GÜL: HAMAS, “İSRAİL”İN VAR OLMA HAKKINI TANIMALI

Gül, ABD Başkanı Barack Obama'nın Ortadoğu konuşmasında, 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletinin kurulması gerektiği yönündeki sözlerini "çok önemli bir adım" olarak niteledi.

Gül, ABD'nin saygın gazetelerinden Wall Street Journal'a verdiği mülakatta, "Hamas'a, İsrail'in var olma hakkını tanıması için tavsiyede bulunduğunu" da kaydetti.

Gazetede Marc Champion imzasıyla yayımlanan habere göre, Cumhurbaşkanı Gül, mülakatta, "Obama'nın, halk ayaklanmalarına sahne olan Mısır ve Tunus'a yönelik yardım ve borç silinmesi yönünde verdiği sözlerden memnuniyet duyduğunu" belirtirken, bununla birlikte, "Ortadoğu için çok daha büyük ölçekli bir 'Marshall Planı'na ihtiyaç duyulduğunu" söyledi.

"İsrail'in, güvenliğini ilk sıraya koymada haklı olduğunu" belirten Gül, "ancak İsrail'in, bunu etkin şekilde yapması için, Arap dünyasındaki demokratik ayaklanmaların anlamını, yani, yeni seçilmiş hükümetlerin 'onur kırıcı' İsrail politikalarına hoşgörü göstermelerine, seçmenleri tarafından artık izin verilmeyeceğini anlamasının gerektiğini" söyledi.

Hamas lideri Halid Meşal ile 2006 yılında Ankara'yı ziyareti sırasında yaptığı görüşmede, Meşal'e, İsrail'in varolma hakkının tanınması konusunda "rasyonel olmalısınız" dediğini anlatan Gül, "Hamas'ın, 1967 öncesi sınırlarında İsrail'i tanımayı zaten içsel olarak özümsediğini, ancak bunun İsrail'in Filistin devletini tanımasıyla aynı anda olmasını istediğini" kaydetti.

Sabah Gazetesi -21.05.2011

KD: Mukaddes Filistin topraklarını varlığı ile kirleten Yahudilerin, bu topraklarda var olma hakkı bulunmamaktadır. Onların bu topraklardaki varlıkları, İslami açıdan meşru olmadığı gibi bizim nazarımızda da asla meşru değildir. Halid Meşal’e “rasyonel olmayı” tavsiye eden Cumhurbaşkanı Gül’e, biz de İslam’ın hükümlerine bağlı kalmayı öneriyoruz. 

* * *


Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yaz