•“Suriye Konusunda Müslümanlara Düşen Sorumluluklar”
05.05.2012 / KöklüDeğişim
KöklüDeğişim Şanlıurfa Temsilciliği/Hadarat Kitabevi tarafından “Suriye Konusunda Müslümanlara Düşen Sorumluluklar” başlıklı bir konferans düzenlendi.
Sırrın semtinin Karşıyaka Mahallesi’nde bir camiye ait taziye evindeki etkinlik, mahalle sakinlerinin katılımıyla gerçekleşti.
İslamî geleneğe uygun olarak Kelamullah’ın tilavetiyle başlayan konferans, Ortadoğu’daki kıyamlara değin gelişen İslam tarihinin kısa bir özetinin sunulmasıyla devam etti.
Sunum konuşmasının ardından “Suriye Kan Ağlıyor” başlıklı sinevizyon filminin gösterimiyle yaşanan zulümler halkın zihninde somutlaştırılmaya çalışıldı.
Edebiyatçı-Yazar Salih Çelik’in “Suriye Konusunda Müslümanlara Düşen Sorumluluklar” başlıklı konuşması esnasında özellikle yaşlı katılımcıların etkilendiği görüldü. Ortaya çıkan tablonun dehşetinden gözyaşlarını tutamayanlar oldu. Müslümanların çektiği bütün acıların kaynağında, Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in “Kalkan” olarak vasfettiği Hilafet’in yokluğu olduğuna vurgu yapılan konuşma, katılımcıların takdirini topladı.
Konferans, İslam Ümmeti’nin Mazlumları için yapılan dua ile sona erdi.
•Ümmetin Evlatlarının Feryat Ettiği Yer “Suriye”
20.05.2012 / KöklüDeğişim
Suriye’de 15 aydır süren katliam ve zulümleri unutturma, üstünü kapatma gayretlerine set çekmek için “Unutmadık-Unutturmayacağız” çağrısı ile başlatmış olduğumuz konferans faaliyetlerimiz Bursa’da 19 Mayıs Cumartesi günü yapılan programla devam etti.
Bursa da 600 kişinin katılımıyla yapılan “Ümmetin Evlatlarının Feryat Ettiği Yer, Suriye” konu başlıklı konferansa M. Hanefi Yağmur ve Mahmut Kar Konuşmacı olarak katıldılar.
İslam akidesinden doğan sahih bir duruşun gereği olarak yapılan konferansta, yine İslam akidesinden doğan sahih bakış açıları ve İslamî çözümler ortaya konuldu.
Konferans, Hafız Muharrem Hoca’nın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Suriye ile ilgili kısa bir sinevizyon filmi gösterildi.
Program sunumunu yapan Suat Çoban Suriye meselesinin önemini vurguladığı açılış konuşmasından sonra M. Hanefi Yağmur’u konuşmasını yapması için davet etti.
M. Hanefi Yağmur, Suriye’de yaşanan süreçte ideolojik güçlerin ve onların uzantısı konumundan öteye geçemeyen bölgesel güçlerin yaklaşımlarının yanlışlığını ortaya koyduğu konuşmasına şöyle devam etti:
“Suriye’deki sürecin uzamasını ABD ve diğer sömürgeci güçlerin etkisi göz ardı edilmemesi gerekir. Onların ortaya koymuş oldukları çözüm önerileri Esed’e zaman kazandırmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Arap Birliği’nin gözlemci göndermesi, BM’nin kınama kararları, Rusya ve Çin’in veto kararları ve Annan planı gibi ortaya konulan çözümlerin ABD menşeili çözümlerdir. Bu meselenin muhatabı olan Müslümanların yöneticileri ise bugüne kadar herhangi bir çözüm önerisi ortaya koymamışlardır, ABD’nin çözüm önerilerini uygulamaya çalışmışlardır.”
Yağmur, konuşmasının son bölümünde ise Suriyeli Müslümanların sorumluluklarına değindi. Suriyeli Müslümanların bu direnişini İslam’ın hayatta tatbik edilmesini sağlayacak olan Hilafet Devleti ile sonuçlandırmalarının gerektiğini, Batı’nın ve bölgesel güçlerin oyunlarına gelmemeleri gerektiğini ifade etti. Hanefi Yağmur, bu süreçte Suriyeli Müslümanların yanında yardımcı olarak ancak Allah’ın olduğunu özellikle vurguladı.
Ara bölümde İhsan Arat’ın okumuş olduğu şiir, katılımcıların duygusal atmosferlerini yükseltti.
İkinci konuşmacı olarak Mahmut Kar, “Suriye Meselesinde Müslümanların, Âlimlerin Ve Yöneticilerin Üzerindeki Sorumlulukları” başlıklı konuşmasında, Suriyeli Müslümanların Allah’a itaat yolunda ölümü tercih ettiklerini söyleyerek, biz Müslümanların neyi tercih etmemiz gerektiği konusunu sorguladı. Kar, Müslümanların Suriye meselesindeki sorumluluklarını şöyle sıraladı:
“Müslümanlar olarak bizler Suriye konusunu unutmamalıyız ve unutturmamalıyız. Âlimlerin ve yöneticilerin sessizliğini muhasebe etmeliyiz. Bu konuda Âlimleri konuşmaya ve Yöneticileri ise eyleme davet etmeliyiz.”
Suriye konusunda cemaatlerin ve kanaat önderlerinin sorumluluğuna da değinen Mahmut Kar, Emri bi’l-Ma’ruf ve Nehyi ani’l-Münker farziyeti gereği, STK ve cemaatlerin Suriye konusunda duyarlılıklarının arttırılması gerektiğini söyledi. Konuşmasının son bölümünde Suriye meselesinde Dava erlerine düşen sorumluluğa da değindi ve şöyle dedi:
“Bizler Müslüman davetçiler olarak özelde Suriye’de ve genelde tüm İslam beldelerindeki zulmün tümden yok edilmesi için İslamî hayatı başlatacak Hilafet Devleti’nin ikamesi için var gücümüzle çalışmalıyız. Bu iş Müslümanlar olarak tüm Ümmete davetçiler olarak ise bizlere yüklenmiş en öncelikli sorumluluktur.”
Program, son bölümde Suat Çoban’ın yaptığı dua ile sona erdi.
•Şanlıurfa’da “Sessiz Mi Kalacağız? Suriye!” Konferansı
23.05.2012 / KöklüDeğişim
Şanlıurfa’da Köklüdeğişim Dergisi ve Hadarat Yayıncılık tarafından “Sessiz Mi Kalacağız? Suriye!” başlıklı bir konferans gerçekleştirildi.
Şehitlik-Çamlık Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen Program, Kur’an-ı Kerim’den Buruc Suresi ve mealinin okunmasıyla başladı. Konferansın yöneticiliğini Dergimiz yazarlarından Mustafa Küçük yaptı.
Mehmet Taha Yılmaz’ın “Suriye Meselesinde Üzerimize Düşen Sorumluluklar” başlıklı sunumuyla devam etti. Yılmaz, sunumunda Suriye konusunda, Âlimlere, cemaat önderlerine, yöneticilere ve Dava taşıyıcılarına’ ne gibi sorumluluklar düştüğünü şer’î açıdan izah etti.
Ardı sıra söz alan Yazarımız Cevher Kara, Arap Baharı özelinde Suriye’ye yönelik üç bakış açısının olduğunu ve bunların da, Her taşın altında Batı’yı arayan komplocu zihniyet ve devrimleri Marksistlerden İslamcılara kadar her kesime mal edenlerin bakış açısı ile ‘İslamî açıdan ayıklayıcı’ bakış açısı olduğunu ifade ederek, bunlardan doğru olan bakış açısının ancak İslâm’a göre bakan ve bu devrimleri Müslümanların devrimleri olarak gören bakış açısı olduğuna vurgu yaptı. Konuşmasına devamla, Suriye’deki durumun diğer beldelerden farklı olduğuna değinen Yazarımız, Suriye Müslümanlarının ağırlıklı olarak İslâmî olan mübarek ayaklanmalarına, herkesten önce biz Müslümanların sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
2500 kişilik salonun dolduğu konferansta üç koldan Ortadoğu ve özelde Suriye’de yaşanan içler acısı durumu gözler önüne seren bir sinevizyon gösterimi sunuldu. Sinevizyon gösterimi sırasında katılımcılardan, duygularına hâkim olamayıp zulüm gören Müslümanlar için gözyaşı dökenler oldu. Son olarak kunut üslubuyla ayakta, toplu halde ‘İslam’ın hayata tekrar hâkim kılınması için’ dua edildi.


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış