Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti’nde
büyük çalkantıların yaşandığı, siyasi gelişmelerin hat safhada olduğu, toplumun
Doğu ve Batı arasında bocaladığı sancılı bir dönem olmuştur. Bu dönemin önemli
devlet adamı ve yazarlarından Ziya Paşa, Avrupa’da eğitim görmüş ve İslâm
beldeleri ile Avrupa arasında kıyaslamalar yapıp bunu eserlerine yansıtmıştır.
Meşruti yönetim yanlısı olan Ziya Paşa, eserlerinde toplumun aksaklıklarını da
görüp bunları eleştirmiştir. Ünlü Terkib-i Bend’inde devleti, toplumu,
hırsızlığı, hak sözü söyleyenlerin itibara alınmadığını, taassubu, İslâm’ı
ilerlemenin önünde engel olarak görenleri eleştirmiştir. Terkib-i Bend’in bir
kısmı şöyledir:
“İkbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni
çıktı (Yükselmek, iyi bir mevkiye gelmek için dostları çekiştirmek yeni çıktı,
önceleri bu beceriksizliği bilmezdik, bu da yeni çıktı.)
Sirkat çoğalıp lafz-ı sadâkat
modalandı
Nâmûs tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
(Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda hâline geldi, namusu bitirdik, hamiyet
yeni çıktı.)
Düşmanlara ahbabını zemm oldu zerâfet
Dildârdan ağyâra şikâyet yeni çıktı
(Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından
şikâyet yeni çıktı.)
Sâdıkları tahkîr ile red kâide oldu
Hırsızlara ikrâm u inâyet yeni çıktı
(Sadık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu, hırsızlara ikram ve yardım
yeni çıktı.)
Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi
gerçi
Hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı
(Her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da hainlere
riayet etmek yeni çıktı.)
Aciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
Mahmîleri her yerde himâyet yeni
çıktı (Aciz olanların hakları gizlenir, zaten himaye edilenleri her yerde
himaye etmek yeni çıktı.)
İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayura
Dinsizlere tevcih-i reviyyet yeni
çıktı (Gayretli kişiler taassupla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce
yeni çıktı.)”
İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki
Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı
(Devletin yükselmesine engel olan İslâmiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet
yeni çıktı.)
Milliyyeti nisyân ederek her işimizde
Efkâr-ı frenge tebaiyyet yeni çıktı
(Her işimizde milliyeti unutarak Batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni
çıktı.)
Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
Zîrâ ki ziyân ortada bilmem ne
kazandık (Eyvah bu oyunda bizler yine yandık, çünkü zarar ortada bilmem biz ne
kazandık.)
Görüldüğü üzere âdeta günümüzden
bahseden Ziya Paşa; günümüzdeki aksaklıkları,
hırsızlıkları, nemelazımcılıkları, İslâm’la halkı aldatanları, Müslüman
kimliğinin içinin boşaltılmasını, Müslümanların hak sözü söylediği için
zindanlara atıldığını, kıyama duranların terörist ilan edildiğini, her gün
binlerce Müslümanın kâfirler eliyle hunharca katledildiğini, Allah’ın ayetlerinin
ayaklar altına alındığını, Rasulullah’ın sünnetinin adının bile anılmadığını
görse herhâlde şu dizeleri kaleme alırdı:
“İslâm hayatta her işimize müdahil
iken
İslâm’ın göklere ulaşması yeni çıktı
Tesettür için mücadele edilir iken
Kendini tesettürlü sanan süslümanlar
yeni çıktı
Hayasızlık, utanmazlık,
saygısızlıktan çekinilirdi evvel
Omuzlarda gezen dindar başı örtülüler
yeni çıktı
Ayet-i celile omuzlardan aşağı
örtünmeyi emrederken
Kendini ifşa eden giyinik çıplaklar
yeni çıktı
İslâm araştırma, sorgulama, öğrenme
nizamı iken
Körü körüne Bismillah diyenlerin
arkasından gitmek yeni çıktı
Şeriat, Kur’an ve Sünnetle muhasebeyi
gerektirirken
Liderlerin doğru dediğini doğru
yanlış dediğini yanlış saymak yeni çıktı
Zalimin karşısında tek başına bile
hak sözü söylemek emredilmişken
Hakkı gizleyen “uyanık” Müslümanlar
yeni çıktı
Rahman, kâfirler için Müslümanlar
üzerinde yol vermemişken
Ahkâm-ı şeriyeye muhalefet, kâfirlere
inayet yeni çıktı
Zalimlere karşı dik durmak, onlara
başkaldırmak gerekirken
Onları tebrik ve taltif edenler yeni
çıktı
Cihadı bırakınca Allah zilleti
musallat edeceğini buyurmuşken
Kıyama kalkanları terörist ilan etmek
yeni çıktı
Kâfirleri dost edinmek katiyen
yasaklanmışken
Perde arkasından kâfirlerle ortaklık
yeni çıktı
Müslümanın Müslümana canı, malı, ırzı
haram iken
Müslümanın Müslümana cihad adı
altında kıyım yapması yeni çıktı
Âlimler peygamberlerin vârisleri
gösterilirken
Dünyevi menfaatlerini dininden öne
alan kukla âlimler yeni çıktı
Rasulullah, fakirlikle dini hayata
hâkim kılmaya çalışmışken
Onun fakir hayatını anlatarak
trilyonlar götüren vaaz memurları yeni çıktı
Rasululullah hâyâ imanın yarısı
buyururken
Erkektir yapar, ben yaşamadım kızım
yaşasın diyen ana babalar yeni çıktı
O çıktı, bu çıktı, şu çıktı derken
İslâm, bir kulağımızdan girip öbür
kulağımızdan çıktı…
El hakir ü fakir ü pür-taksir Emre


Yorumlar