KöklüDeğişim Dergisi kurulduğu gün şu sözü vermiştik: Nerede zulüm varsa orada mazlumun yanında yer alacağız. Hak neredeyse biz orada olacağız, zalimleri dost değil hasım edineceğiz. Sesimizin çıktığı kadar velev ki birilerinin hoşuna gitmese dahi, velev ki bedeli ağır olsa dahi, velev ki ucunda ölüm olsa dahi hakkı asla gizlemeyeceğiz, eğip bükmeyeceğiz, birilerinden çekinerek anlaşılmaz cümleler kurmayacağız, doğru yolda yürüyeceğiz ve asla durmayacağız ve asla geri adım atmayacağız.
Zalimin hasmı olmayı sadece şiirlerde kalan bir söz olmaktan çıkartıp hayatın pratiğine dönüştürme gayretlerimizin bir parçası olarak Suriye zalimi Esed’e ve onu destekleyenlere yönelik Türkiye genelinde düzenlediğimiz birçok etkinlik mevcuttur. Nitekim Suriye kıyamının başladığından bugüne kadar yoğun katılımlı basın açıklamaları düzenledik. Ankara’da Suriye Büyükelçiliği’nin önünde, Ankara Hacı Bayram Camii avlusunda, İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda basın açıklamaları düzenledik ve gıyabi cenaze namazları kıldık. Birçok ilde çok sayıda konferanslar, paneller, söyleşiler tertip ettik. Bu organizasyonlardan iptal edilenler oldu. Nitekim Ankara’da Anatolia Gösteri Merkezi’nde yapacağımız konferans öncesi yazarlarımızdan ve konferansı tertip eden arkadaşlarımızdan birçokları sabah baskınlarıyla evlerinden alındı ve tutuklandı. Bizler, tüm bu saldırılara Allah’ın izniyle ayakta durarak cevap verdik.
İşte bugün, 14 ilde 17 farklı yerde düzenlediğimiz bu konferanslarla yine zalimin karşısındaki yerimizi aldık. Zira zalimin uzak ya da yakın olması, güçlü ya da zayıf olmasının bizler için bir şey ifade etmediğini göstermek istedik. Daha da mühimi, taraf olmasına rağmen tarafını gizleyenlere inat bizler, tarafımızı açıkça belli ettik! Evet, bizler kahraman Suriye Halkının yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz!
Buradan birkaç teşekkür yollamak istiyorum. Öncelikle türlü zorluklara rağmen konferans salonlarımızı dolduran Müslüman kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Sizler, herkesin terk ettiği bir zaman diliminde Allah’ın izniyle Suriyeli kardeşlerinizin yanında olduğunuzu gösterdiniz. Yolladığınız birlik, kardeşlik ve destek mesajı, Halep’in caddelerinden Şam’daki Emevi Camiine kadar tüm Biladu’ş-Şam’ı kuşattı. Suriyeli Müslüman kardeşlerinizin gönlünde ferahlama hissi oluşurken zalimler tir tir titredi. Zira o zalimler anladı ki Hama, Humus, Halep, idlip, Lazkiye katliamları asla hesapsız kalmayacak! Kurdukları tuzaklarda kendileri boğulacak! Ve zafer, eninde sonunda Müslümanların olacak! Bu yolda attığınız ve atacağınız her adımı Rabbim mükâfatlandırsın! Her zaman ve her şartta hakkın yanında olmayı hepimize nasip etsin.
Konferans konuşmacılarına da teşekkür etmek istiyorum. Zalimin zulmünden kınayıcının kınamasından korkmadan hakkı söyledikleri için teşekkür etmek istiyorum. Zamanı geçmiş sözün anlam ifade etmediğini, zamanında söylenen sözün kıymetini bilerek davetimize icabet ettikleri için teşekkür etmek istiyorum. Rabbim sizleri hak sözden başka bir söz söylemekten muhafaza etsin ve ecrinizi kat be kat arttırsın.
Son olarak konferanslarımızda özveriyle çalışan, ter akıtan, emek sarf eden tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Allah’ın izniyle konferanslarımızın başarıyla tamamlanması biliyorum ki sizlerin içten gayretleriyle gerçekleşti. Rabbim mükâfatınızı eksik etmesin.
Köklüdeğişim’in Suriye konsunda göstermiş olduğu bu yoğun çaba karşısında bazılarının Suriye’den başka zulüm gören yer yok mu niçin oralara da aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz diye söylendiklerini görüyoruz. Bu siteme cevap olarak deriz ki: Köklüdeğişim’in varlık amacı Müslümanların her türlü sıkıntılarına köklü çözümler üretmektir. Zulmün olduğu her belde bizim beldemizdir. Zulme uğrayan her müslüman bizim kardeşimizdir. Farkındayız, yüzümüzü çevirdiğimiz her yerde tonu farklı olsa da zulümler yaşanmakta, acılar çekilmekte. Lakin Suriye bir yönden farklı durmakta. Zira Suriye acı ve göz yaşı beldesi olduğu kadar umudun da beldesidir. İslami ümmetin özlemini çektiği İslam Devleti talebinin gür bir sesle söylendiği umut beldesidir. Hilafet Devleti için ayağa kalkmış ve oturmamaya yemin etmiş bir halkın beldesidir. İslami ümmeti tekrar birleştirecek ateşin yakıldığı bir beldedir. Dolayısıyla Suriye Devrimi Suriyelinin devrimi değildir, bilakis o artık ümmetin devrimidir. Onun başarısı ümmetin zaferi ümmetin zaferi, onun hezimeti ümmetin hezimetidir. İşte bu nedenle köklüdeğişim Suriye konusuna hassasiyet göstermektedir ve bundan sonra da hassasiyetine devam edecektir.
Son cümlemiz Suriye halkına bir hitap olsun:
Sizin kanınız bizim kanımız, sizin acınız bizim acımız, sizin iffetiniz bizim iffetimiz, sizin çocuklarınız bizim çocuklarımızdır. Sizin davanız bizim davamız, sizin tekbirleriniz bizim tekbirlerimizdir.
Bizler nefes alıp verdiğimiz müddetçe asla sizi terk etmeyeceğiz, asla sizin şanlı kıyamınıza ihanet etmeyeceğiz ve asla sizin yolunuzdan ayrılmayacağız!


Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış