112. Sayı

TAKDİM

Âlimlere hak ettiği değeri vermek İslam kültüründen önemli bir cüzdür. Nitekim İslam ümmeti Allah’tan hakkıyla korkan ve hakkı açıklamaktan geri durmayan Müslüman âlimleri baş tacı etmişlerdir. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da bu gerçek âlimler anılmaya ve saygı duyulmaya devam ederler. İlmiyle amel etmeyen “Saray Âlimleri” ise tarihin sayfalarında yok olup gider.

Köklü Değişim olarak 12 Aralık 1977 yılında Hakkın rahmetine kavuşan, Hizb-ut Tahrir’in kurucusu, değerli âlim ve hareket önderi, “İslami hayatı yeniden başlatmak” uğrunda büyük sıkıntılar çekmiş, türlü eziyetlere maruz bırakılmış, Şeyh Takiyyüddin en Nebhani’yi ölümünün 35. Yılında rahmetle anıyoruz.

Şeyh Takiyyüddin en Nebhani İslam Nizamı adlı kitabında şöyle der: “Menfaat bağı, geçici bir bağ olduğundan insanları birbirine bağlamaya uygun değildir. Zira kendinden daha büyük menfaatler karşısında ikincisinin tercih edilmesiyle varlığı kaybolur ve yine menfaatler çatışınca son bulur. İnsanları birbirinden ayırır, menfaatler gerçekleşince o bağ da sona erer. Bu yüzden bu bağ, kendisiyle bağlanan taraflar için tehlikeli bir bağdır.”

Evet, menfaat bağıyla birbirine bağlanan tarafların menfaatleri çatışınca nasıl birbirine düşman kesildiklerini hep beraber izliyoruz. Bu iki kesimin birbiriyle savaşa dönüşen çatışması günlerdir kamuoyunda konuşulmaktadır. Birçok kesimin anlam veremediği bu kavgayı İbrahim Er kaleme aldı ve sır perdesini sizler için araladı.

Mahmut Kar, yine yukarıda değindiğimiz kavganın medya üzerinden nasıl sürdürüldüğünü gözler önüne sermek için “Medya” gerçeğine değindi.

Her yıl 31 Aralık gecesi yaşanan yılbaşı rezaletinin şer’i boyutunu bilmeyenler için bir hatırlatma olarak Abdullah İmamoğlu inceleyip sizlere sundur.

Aydın Usalp, ölümünün 35. Yılı münasebetiyle Takiyyüddin en Nebhani hakkında vefa yazısı kaleme aldı.

Köklü Değişim Ocak sayısında bir birinden farklı konular farklı bir bakış açısıyla bakmaya devam ediyor.


Köklü Değişim,

Suskunluğun Kırılma Noktası…