152. Sayı

TAKDİM

İnsanlar huzurlu bir yuvanın, mutlu bir ailenin hayaliyle birleşirler, evlenirler… Çünkü aile, hayatın gailesi içinde insana sığınılacak bir liman, sükûn bulduğu bir durak olmuştur, olmalıdır. Allahu Teâlâ insanların huzur ve sükûneti için kendi cinslerinden eşler yaratmış ve bu eşlerin birleşip yuva kurmaları suretiyle bir aile olmalarını salık vermiştir.

وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ 

“O’nun (Allah’ın) ayetlerinden biri de sizin içinizden eşler yaratmasıdır, onlarla sükûnet bulup, huzura kavuşasınız diye, aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmiştir.” [Rûm Suresi 21. Ayet]

Allahu Teâlâ’nın bu yönlendirmesi ile karşı cinslerin bir araya gelmesi şer’î ve fıtrata uygun yolla sağlanmış, insanların sapık yönelimlerinin önüne geçilmiş ve aile kurumu âdeta bir kale gibi insanları beşer mahsulü sıkıntılar, problemler ve sapkınlıklar karşısında korunmuştur. Böylece aile, toplumun korunmasında ve insanların huzurlu birliktelikler yaşamasında önemli bir unsur olmuştur.

“Aile, Allah ve Rasulü’nün koruma altına aldığı kaledir!” sözü İslâm’ın aileye verdiği önemi beyan açısından çok yerindedir.

Günümüzde bu kutsal kale, ciddi bir saldırı altındadır. Beşerî ideolojilerin çok sinsi ve iğrenç saldırılarıyla Müslüman aile ve dolayısıyla nesil ve toplum dejenere edilmeye çalışılmakta ve böylece İslâm ümmetinin yeniden o eski ihtişamlı günlerine dönmesinin süreci uzatılmak istenmektedir.

O hâlde tehlikenin farkında olan Köklü Değişim Dergisi olarak durumun vahametini ortaya koymak, bu tehlikeden kurtulmanın ne ile ve nasıl mümkün olduğunu beyan etmek boynumuzun borcu olmuştur. Bu minvalde bu dönemki sayımızı mezkûr konuya ayırdık ve köklü çözümü de ortaya koyduk: “Aile, Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur!”

Yazarlarımızdan Musa BAYOĞLU “Aile, Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur!” başlığı altında genel bir çerçeve çizerek dergimizin giriş yazısını kaleme aldı. “CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi’nin Yıkıcı Etkileri ve Toplumsal Tahribatı” makalesiyle Ahmet SAPA, uluslararası anlaşmaların Müslüman topluma etkilerini yazarken “Kadına Yönelik Tüm Suç Mahallerinde Sizin Parmak İzleriniz Var!” başlığıyla Dr. Abdurrahim ŞEN de kadına yönelik şiddetin arka planında yatan unsuru deşifre etti.

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Şeytanın İlham Ettiği Bir İfsat Projesidir!” diyen Yılmaz ÇELİK beşerî nizamların şeytani yüzünü ortaya koydu.

Yazarımız Burhan ERCAN, İslâm ümmetinin aydın ve yönetici takımının normal seyrinden çıkarak Batı’ya meyliyle başlayan süreci “Batılılaşma Eğiliminin Sonucu İşte Vahim Karnemiz” başlıklı makalesinde işledi.

İbrahim ER, “‘Bize Alışın Gitmiyoruz’ Diyen Onursuz Yürüyüşler ve ‘LGBT+’” başlıklı makalesiyle kadınımızı, erkeğimizi bozmaya çalışan sapkın zihniyeti ortaya koydu.

Bayan yazarımız Sümeyye AVCI “Biz Müslüman Kadınlar Olarak Bu Tuzağa Düşmeyeceğiz!” haykırışıyla âdeta Müslüman kadınların duygularına tercüman olurken bir diğer bayan yazarımız Halime AYDIN “İslâmi Şahsiyete Karşı Kurulan Seküler Tuzaklar” başlığıyla Müslüman şahsiyetleri dejenere etme yolunda atılan adımları dile getirdi.

Şimdi sizi “Yıkımdan Önceki Son Çıkış: İslâm’a Dönmekten Başka Çare Yok!” başlıklı makalem ile bendeniz, “Çekin Kirli Ellerinizi Gençliğin Üzerinden!” başlığıyla Emrah AKAY’, “Bana Rol Modelini Söyle, Sana Hazin Sonunu Anlatayım!” başlığıyla Süleyman UĞURLU ve makaleleriyle katkı sağlayan birbirinden değerli diğer Köklü Değişim yazarlarını ilgiyle okuyacağınızı ümit ettiğimiz dergimizle baş başa bırakıyoruz.

Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır!

Köklü Değişim… Suskunluğun kırılma noktası…

Kurtuluş Sevinç

Genel Yayın Yönetmeni