İnsanlar huzurlu
bir yuvanın, mutlu bir ailenin hayaliyle birleşirler, evlenirler… Çünkü aile,
hayatın gailesi içinde insana sığınılacak bir liman, sükûn bulduğu bir durak
olmuştur, olmalıdır. Allahu Teâlâ insanların huzur ve sükûneti için kendi
cinslerinden eşler yaratmış ve bu eşlerin birleşip yuva kurmaları suretiyle bir
aile olmalarını salık vermiştir.
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ
“O’nun (Allah’ın) ayetlerinden biri
de sizin içinizden eşler yaratmasıdır, onlarla sükûnet bulup, huzura
kavuşasınız diye, aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmiştir.” [Rûm Suresi 21.
Ayet]
Allahu Teâlâ’nın bu
yönlendirmesi ile karşı cinslerin bir araya gelmesi şer’î ve fıtrata uygun
yolla sağlanmış, insanların sapık yönelimlerinin önüne geçilmiş ve aile kurumu
âdeta bir kale gibi insanları beşer mahsulü sıkıntılar, problemler ve
sapkınlıklar karşısında korunmuştur. Böylece aile, toplumun korunmasında ve
insanların huzurlu birliktelikler yaşamasında önemli bir unsur olmuştur.
“Aile, Allah ve
Rasulü’nün koruma altına aldığı kaledir!” sözü İslâm’ın aileye verdiği
önemi beyan açısından çok yerindedir.
Günümüzde bu kutsal
kale, ciddi bir saldırı altındadır. Beşerî ideolojilerin çok sinsi ve iğrenç
saldırılarıyla Müslüman aile ve dolayısıyla nesil ve toplum dejenere edilmeye
çalışılmakta ve böylece İslâm ümmetinin yeniden o eski ihtişamlı günlerine
dönmesinin süreci uzatılmak istenmektedir.
O hâlde tehlikenin
farkında olan Köklü Değişim Dergisi olarak durumun vahametini ortaya koymak, bu
tehlikeden kurtulmanın ne ile ve nasıl mümkün olduğunu beyan etmek boynumuzun
borcu olmuştur. Bu minvalde bu dönemki sayımızı mezkûr konuya ayırdık ve köklü
çözümü de ortaya koyduk: “Aile, Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur!”
Yazarlarımızdan Musa
BAYOĞLU “Aile, Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur!” başlığı altında
genel bir çerçeve çizerek dergimizin giriş yazısını kaleme aldı. “CEDAW ve
İstanbul Sözleşmesi’nin Yıkıcı Etkileri ve Toplumsal Tahribatı” makalesiyle
Ahmet SAPA, uluslararası anlaşmaların Müslüman topluma etkilerini
yazarken “Kadına Yönelik Tüm Suç Mahallerinde Sizin Parmak İzleriniz Var!”
başlığıyla Dr. Abdurrahim ŞEN de kadına yönelik şiddetin arka planında
yatan unsuru deşifre etti.
“Toplumsal Cinsiyet
Eşitliği Şeytanın İlham Ettiği Bir İfsat Projesidir!” diyen Yılmaz ÇELİK
beşerî nizamların şeytani yüzünü ortaya koydu.
Yazarımız Burhan
ERCAN, İslâm ümmetinin aydın ve yönetici takımının normal seyrinden çıkarak
Batı’ya meyliyle başlayan süreci “Batılılaşma Eğiliminin Sonucu İşte Vahim
Karnemiz” başlıklı makalesinde işledi.
İbrahim ER, “‘Bize Alışın
Gitmiyoruz’ Diyen Onursuz Yürüyüşler ve ‘LGBT+’” başlıklı makalesiyle kadınımızı,
erkeğimizi bozmaya çalışan sapkın zihniyeti ortaya koydu.
Bayan yazarımız Sümeyye
AVCI “Biz Müslüman Kadınlar Olarak Bu Tuzağa Düşmeyeceğiz!”
haykırışıyla âdeta Müslüman kadınların duygularına tercüman olurken bir diğer bayan
yazarımız Halime AYDIN “İslâmi Şahsiyete Karşı Kurulan Seküler
Tuzaklar” başlığıyla Müslüman şahsiyetleri dejenere etme yolunda atılan
adımları dile getirdi.
Şimdi sizi “Yıkımdan
Önceki Son Çıkış: İslâm’a Dönmekten Başka Çare Yok!” başlıklı makalem ile bendeniz,
“Çekin Kirli Ellerinizi Gençliğin Üzerinden!” başlığıyla Emrah AKAY’,
“Bana Rol Modelini Söyle, Sana Hazin Sonunu Anlatayım!” başlığıyla Süleyman
UĞURLU ve makaleleriyle katkı sağlayan birbirinden değerli diğer Köklü
Değişim yazarlarını ilgiyle okuyacağınızı ümit ettiğimiz dergimizle baş başa
bırakıyoruz.
Gayret bizden,
muvaffakiyet Allah’tandır!
Köklü Değişim…
Suskunluğun kırılma noktası…
Kurtuluş Sevinç
Genel Yayın Yönetmeni

